About Me

12 Aralık 2011 Pazartesi

Sus-u–Yorum!

Susmak diyorsun,
İyi de nereye kadar? konuşma hakkımı kullanamamışken ve heyecandan saçmalamışken, susmak diyorsun, bir başlangıcın sonu kadar,
tüm anlamları sadece gözlerinden, çizginden anlayabilecek kadar tanımamışken,
bu neyin susumasıydı? Nedenleri, niçinleri cevapsız bırakılmışken,
bu suskunluk kimin eylemiydi,
oysa bana öğretilen, ya cahilsen susarsın, yada bilgeysendi…
bende susmak yoklukluk gibi, ödünç alınmışlık gibi emanet dururken,
ne çok soruya gebe sessizliğin, sürgünler de olma hali, yalnızlığın e- hali…
Konuşmalıydım, çoşmalıydım, en heyecanlı cümlelerimi kurmalıydım,
Sana susamışcasına öylece koyuna sığınmalıydım.
Şimdi sus diyorsun ya, geride cevaplanmamış sorularla
beni koyverip gidiyosun yorumsuzluklara.
Alışık değilim bilmediklerimin yerine senli cümleler koymaya.
Susmak diyorsun!
Doğarken bile ağlama hakkını kullanan biz, şimdi susma hakkını mı kullanmalı?
Yaşamın en heyecanlı yerinde, sohbetinle, sevdanla yormamışken beni,
bildiğim tüm geceler gibi susmalıyım öyle mi ?
Seninle ilgili son hakkımı kullanıyorum, bugün ben sana ilk ve son kez SUS-U–YORUM.®

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder