Farklı bir gün adrenalin ve heyecanın dorukta olduğu, bir
yandan diş fobim, bir yandan panik atağım, adeta zirve yaptı, dişçi de beklerken
bir şey fark ettim! bunca yıllık bana hizmet eden dişim etinden ayrıştırılıp
imha edilecekti, o an aklımdan; insan oğlu kendine ait bir parçayı bile bu
kadar emek ve meşaketle bir çırpıda, ‘senin benimle olan yolculuğun bitti haydi
bakalım bu bünyeyi terk et’ diye kestirip atabiliyorken, gönlüne sonradan
kiracı olmuş bu aşk denen illeti neden atamıyor, acıysa alasını veriyorken,
bitmişse görevi bu illetin çoktan kalpten ve ruhta kovulmalıydı, neden bizi
zehirlemesine izin veriyoruz ki, bir çıpıda kurtulduğum 30 yıllık dişimi
elbetteki aşkla bir tutmuyorum ama…işte oradaki ama mesele, yalnızca bu mu dank
etti sanıyosunuz, elbette hayır, bizim ne zaman bir güce ihtiyacımız olsa belki
bir omuz, belki bir korkma bakışı, belki de sadece birinin varlığı, size yalnız
olmadığınızı hissettiren işte oduygu, ona nezaman ihtiyacınız olsa içeriden bir
ses yükseliyor dimağma,oses içinizdeki ilahi güç o hep yanımızda, sıkı sıkı
tutuyor yüreğinizi ama siz yinede somut bir varlık arıyosunuz, asıl olan
içimizdeki güç teşekkürler tanrım sonsuz teşekkürler bu farkındalığı verdiğin
için ve yaptığım tüm yanlışlara rağmen benden vazgeçmediğin için, aklımın
alamadığı sevgine, şevkatine, koruyuculuğuna…nezaman imdat sesimi duysan ve
dahi görsen yanımda olduğun için teşekkürler ,insan oğlunun tüm vefasızlığına
karşı ve dahası varlığından şüphe duyanlara sonsuz cevapların var…
Şimdi diyeceksiniz bu kadına narkozu dayayınca işte sonuç
yada ne bileyim bir diş korkusu seni nirvanayamı ulaştırdı fikrine
kapılanlar olabilir, her nederseniz demiş olun, insan en çok canının kıyısına
yaklaşınca o bir an unuttuğu hayatı ve amacını farkediyor, sevgilerimle
bugünlük benden bukadar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder